Sinan Ümmi Elmalı'nın yetiştirdiği nadide şahsiyetlerden biridir. Ümmi Sinan 16. yy'nın ikinci yarısında, 17. yüzyılın birinci yarısında yaşamıştır. Yeni neslimizden bu büyüğümüzü tanıyanlarımız azdır Bu yazımızda acızane olarak sizlere bu büyük veliyi tanıtmaya çalışacağım.
Sînan Ûmmi Elmalı ilçemizde doğup büyümüş Türk-İslam şairi, mutasavvıfı, müderris alimidir. Asıl adı: Yusuf'tur. Bir beyitinde kendisinden bahsederek:
İsmi a'zam bi-nişan û lâ-mekan şehrindendür
Şenr-i Elmalu Sınan Ümmi okurlar adıma demektedir.
Ümmi Sinan'ın doğum tarihinin 1553 yıllarında olduğu söylenebilir. Ümmi Sinan Halveti Büyüklerinden EROĞLU NURİ'ye intisab etmiştir. Bir manzumesinden şöyle söylemiştir:
Bülbülün mekanı güller içinde
Kargalar ötmez bülbüller içinde
Berü gel nefsini bilmek dilersen
Nedir göstereyim haller içinde
Vucudun milkine cevlan idersen
Yolun öğredeyim yollar içinde
Erenler her kime kılsa bir nazar
Söylenir irfanı diller içinde
Gelüp bu tevhidime dil verenler
Misl-i dana olur kullar içinde
Tarikat bütesinde kâl olmayan
Yek bula değmez ehiller içinde
Âşık olan kişi aşkın tadını
Bulamaz sükker-ü ballar içinde
Hakikat bağının bülbülleri gör
Seyrider envarı güller içinde
Velayet tahtına sultan olanlar
Yürüner hırka vü şallar içinde
Bu sırra irdüğüm halım sorarsan
Baş kodum bir zaman yollar içinde
Ümmi Sinan ider EROĞLU dirler
İsmime Şeyhimin iller içinde
Ümmi Sinan' ın tahsil hayatı ile ilgili geniş bilgi yoktur. Fakat Elmalı'da o tarihlerde birçok medresenin, kütüphanenin bulunmasından hem Elmalı'nın bir ilim ve irfan yuvası olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki Sinan Ümmi Elmalı' yı manevi şahsında temsil edecek kadar şöhrete sahiptir.
Mısr-i Niyazi:
Senr-i Elmalı canda bulmalı
Ummi Sinandır şöhret-i Zatı
Dost illerinin menzili ki ali göründü
Derdi dile derman olan Elmalı göründü
Mustafa Lutfi de :
Zahirde diransan-ü batında cevahirden
Elmalı diyup geçmez bir dilki ola insan
Ümmi Sinan Halveriye Tarikatının Ahmediye (Yiğitbaşı) şubesinin mumesillerindedir. Tarikat Silsilesini bir manzumesinde (sılsile-ı name) şu şekilde belirtmektedir. (Alaüddin Uşşki' den itibaren olan bölümü atıyorum).
Ol dahi Alâ'üd-din Uşşak'a telkin evledı
Anın içün asr-ı alem dertlerin dermanıdır.
Ol dahi fehm ile Sems'üd-din e telkin eyledi
Anın içün bu tarikat ehlinin merdanıdır.
Ol dahi VEHHÂB-I ELMALU' ya telkin eyledi
Anın içün ol Muhammed nunnun mihmanıdır
Ol dahi bil anı EROĞLU'na telkin eyledi
Anın içün zar-ı Hakda ırdüğü Rahmânıdur
Ol dahi bilkim SİNÂN UMMİ 'ye telkin eyledi
Anın içün kurulan sadıkların meydanıdır
Cümlesinin ruhine bin bin tâhıyyat-ü selam
Talib-i Hak olana himmetleri erzânıdır.
Sinan Ümmi Hak aşığıdır, şairdir, âlimdir, eğitimcidir. Güçlü bir kalemi vardır. Yunus tarzında Türkçe şiirler yazmıştır. İki eseri vardır. Bunlar; Divan-ı İlahiyat, Kutb-ül Meani' dir. Sinan Ümmi'nin şöhretini sağlayan eseri Divan-ı İlahiyat öğrencisi ise Mısri Niyazi'dir. Şiirlerini aruz vezniyle yazmıştır, hece vezni ile de yazdığı olmuştur. Şiirlerinde Allah ve Peygamber muhabbetini, hakiki aşkı insan-ı kamil anlayışını işlemiştir.
Ümmi Sinan'ın eğitimci olduğunu da söylemiştik. O gündüzleri kendi adıyla anılan medresede eğitim veren bir müderris, akşamları tasavvuf vaaj ve nasihatleriyle çevresini aydınlatan bir ışıktır. O yaşadığı çağda toplumu ile bütünleşmiş, sorumluluğunu yerine getiren bir alimdir. 
Ümmi Sinan'ın halifeleri ise şunlardır; Güleboğlu Askeri Şeyh Muhammed Uşsaki el Halvetı. Şeyh Mushiniddin Uşşak, Şeyh Ahmet Metlal, Müfti Derviş ve Niyaz-i Mısri'dir.
Ümmi Sinan, Mısri'nin tarih manzumesinde yazdığı gibi 1657'de Elmalı'da vefat etmiştir.
Uğradı can yine matem üsdüne
Olmıya bir nâle nâlen üsdüne
Can ü dii meksuf-u mansuf oldular
Kara gün doğdu hanem üsdüne
Fevzımın suyu yerinden od çıkar
Yaraşur bana ki yanem usdüne
Yıkılıp meyhane hiç mey kalmadı
Bir eşik bulam mı yatam usdüne
Geldi Şeyhimin Niyazi tarihi
San kıyamet kopdi âlem usdune
(Sene-H.1067)